Prof. Dr. Esat Orhon

Makaleler

Kemik Erimesi – Menopozal Osteoporoz

Kemiklerdeki kalsiyum kaybı, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen faktörlerden biridir. “Yaşlanmak” ile “ihtiyarlamak” farklı kavramlardır. Yaşımız kaç olursa olsun, eğer kemik kalitemiz iyi ise, vücudumuz genç kalabilir. Doğum tarihi aynı olan insanların değişik hızda yaşlanmaları kemik kalitesi ile açıklanabilir.

Kemiklerimizeki kalsiyum kaybının birçok sebebi olabilir. Örneğin, Herhangi başka bir hastalığı tedavi etmek amacıyla kullanılan bazı ilaçların kemikler üzerineki olumsuz yan etkileri, Egzersizden yoksun bir yaşam tarzı, Güneşten yeterince yararlanmamak, Süt ve süt ürünlerini yeterince almamak, Menopozun kemikler üzerindeki olumsuz etkileri, Anne ve babamızdan aldığımız olumsuz genetik özellikler, Hormonal bozukluklar, Yaşadığımız coğrafi bölgedeki olumsuz faktörler, D vitamini ve kalsiyumdan fakir beslenme gibi…

Kemik erimesi Bone Mineral Densitometry – BMD (Kemik Mineral Yoğunluğu) testiyle değerlendirilir. Bu test ile elde edilen değerler, kemiklerimizin ne ölçüde kalsiyum kaybına uğradığını gösterir. Eğer kemiklerimizdeki kalsiyum kaybı, bulunduğumuz yaş ortalamasının altına inerse bu durum “Kemik Zayıflığı” olarak kabul edilir. Buna Osteopeni adı verilir. Ancak kemiklerimizdeki kalsiyum kaybı, kemiklerde çatlak veya kırılmalara yol açacak düzeyde ise, bu durum “Kemik Erimesi” olarak kabul edilir. Buna Osteoporoz adı verilir. Buradaki konumuz, Menopozal Osteoporoz’dur.

Kemiklerimiz saf kalsiyumdan yapılan cansız dokular değildir. Tam aksine, son derece dinamik yapılardır. Yaşamımızın her anında, sürekli olarak kemiklerimize yeni kalsiyum eklenirken, eski kalsiyum uzaklaştırılır. Yani bir anlamda havuzun suyu sürekli olarak değişmektedir. Bu dinamik değişimi sağlayan birçok faktörün yanısıra, hormonların da çok önemli rolü vardır.

Erkeklerdeki hormonlar, yaşlılık yıllarına kadar kemik yapısını belirli ölçüde korumaya yeterli olabilir. Ancak, kadınlarda özellikle menopoz öncesi ve sonrası dönemdeki hormon düzeylerindeki düşüş, kemiklerin yeni kalsiyumla yeterince güçlendirilmesine yetmez…

Eğer kemik zayıflığı (osteopeni) döneminde bu durum teşhis edilirse, geri döndürülebilir, ancak kemik erimesi (osteoporoz) düzeyine gelirse, yapılabilecek en iyi tedavi kemiklerin aynı düzeyde kalmasını sağlar, artık geri dönüş pek mümkün değildir. Eğer menopozal osteoporoz ile karşı karşıya kalınırsa, çok da çaresiz değiliz. Yapılabilecek birçok destek tedavisi vardır. Bu tedaviler arasında,

Beslenmenin düzenlenmesi, Egzersizin bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi, Hormon içermeyen ilaç tedavileri, Hormon içeren ilaç tedavileri ile, kemik kaybı durdurulabilir veya geciktirilebilir. Yapılacak tedavinin hormon içermesi veya içermemesi, diğer organ sistemleri üzerine olumsuz yan etki oluşturulmamasına göre kararlaştırılır. Menopozal osteoporoz tedavisinde hormon alınmalı veya alınmamalı şeklinde bir genelleme yapılması doğru değildir. Tedavi seçenekleri herkesin kendi durumuna göre belirlenir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Sayfa kopyalama korumalıdır!